Bütün Puf balıkları (Arothorn meleagris) bir tehlike karşısında
vücutlarını tam bir yuvarlak olacak şekilde şişirebilirler.
Böylece yakalanmaları da, bulundukları yerden çekilmeleri
de zorlaşmış olur. Bu balıkların larvaları önce su seviyesindeki
sığ kayalıklarda büyür ve daha sonra okyanusa dağılırlar.
Bilim ve Teknik Dergisi,
Temmuz 1987, Sayı.236, s.22
|
Tuna balıklarının saatteki hızları ortalama 8 kilometredir.
Fakat bazı durumlarda birkaç saatte 72 kilometre hıza kadar
çıkabilirler. Tuna balıkları sürekli yüzerler, hiç dinlenmezler.
Başka hiçbir kemikli balık açık denizde bu kadar geniş çapta
yer değiştirmez. Bunun nedeni köpekbalıklarında da olduğu
gibi Tuna balıklarında da onları su üstünde tutan gaz kesesinin
bulunmamasıdır. Bu nedenle batmamak için sürekli yüzmek zorundadırlar.
Yapılan araştırmalar bu balığın ortalama 50 günde Florida'dan
Norveç sahillerine kadar, yani 8.000 kilometrenin üzerinde
bir mesafe katettiğini göstermiştir. Su havadan 800 kez daha
yoğundur. Bu yüzden suda hareket de son derece zordur. Hiç
durmadan yüzen Tuna balıkları da bu sebeple çok fazla besine
ihtiyaç duyarlar. Günlük olarak vücut ağırlıklarının onda
biri kadar besin tüketirler.
The Ocean World Of Jacques Cousteau,
Quest for Food, s.40
|
Denizaltılarda bulunan dalış tankları suyla dolunca gemi
sudan daha ağır hale gelir ve dibe dalar. Eğer tanktaki su,
basınçlı hava ile boşaltılırsa, denizaltı tekrar su yüzüne
çıkar. Nautilus adı verilen bir deniz hayvanı da aynı yöntemi
kullanır. Nautilus'ün vücudunda 19 cm. çapında salyangoz kabuğu
biçiminde spiral bir organ vardır. Bu organda birbiriyle bağlantılı
28 tane "dalış hücresi" bulunur. Peki ama, Nautilus
suyu boşaltmak için gerekli basınçlı havayı nereden bulur?
Nautilus, bunun için biyokimyasal yolla özel bir gaz üretir
ve bu gazı kan dolaşımı ile hücrelere aktararak hücrelerden
suyun çıkmasını sağlar. Bu şekilde Nautilus avlanırken ya
da düşmanlarından kaçarken yükselmek ya da dibe batmak için
gerekli miktarda suyu dışarı pompalayabilmektedir. Bir denizaltı
sadece 400 m. dibe batabilirken, Nautilus için 4000 m. derinliğe
dalmak son derece kolaydır.
National Geographic, January 1976, s.38-41
|
Somon balıkları, nehirde yumurtalarından çıktıktan sonra
denizlere açılıp binlerce kilometre yol alırlar ve sonra büyük
bir kararlılıkla doğdukları ırmağa dönerler. Somon balığının
doğduğu nehirden gelen "kokular" açık denizdeki
balığa kadar ulaşarak onun akıntıya karşı yüzüp geri dönmesini
sağlar. Bu kokular nehrin toprak ve bitkilerinden kaynaklanır.
Nitekim aynı kokular balıkçılar tarafından somon balıklarını
belirli bir yere çekmek için de kullanılabilir.
Bilim ve Teknik, Sayı 233, s.25
|
|
|
Papağan balığı beslenme ve sindirim için bazı özel teçhizatlara
ihtiyaç duyar. Papağanınkine benzer sert gagası mercan kayalıklarından
algleri kazımasına, daha fazlasını aradığında da kayalardan
büyük parçaları koparmasına yardımcı olur. Gırtlağındaki özel
dişler kaya parçacıklarını öğütmesini; algleri ve birer mercan
hayvanı olan küçük polipleri parçalamasını sağlar. Mercan
yıkıntılarının yığınları üzerinde görülen diş izleri balığın
o bölgede beslendiğinin kanıtıdır. Kayayı ısırdıktan ve parçaladıktan
sonra yemeği sindirir ve kum olarak geri çıkarır. Büyük bir
papağan balığı bir yılda mercan yapılardan bir yada iki ton
kum üretir.
The Ocean World of Jacques Cousteau,
Quest for Food, s.46
|
Kışın bitimiyle birlikte hayat ilkbaharda yeniden canlanır.
Aslında bunun hazırlıkları çok daha önceden başlamaktadır.
Kış boyunca bakteriler, suyun dibine çöken organik atıkları
(hayvan ölüleri ve bitki artıkları) ayrıştırarak minerallere
çevirirler. Bu olay gölün temiz kalmasını sağlar. Aynı zamanda
dipte çeşitli mineraller ve özellikle fosfor, azot ve silisyum
gibi iyonlar birikir. Soğuyan yüzey sularının derinlere inmesiyle
oluşan akıntılar minerallerin suya dağılmasını sağlar. Böylece
baharda canlılar uyanınca, gölde beslenecekleri mineralleri
hazır bulmuş olurlar.
Bilim ve Teknik Dergisi, Mayıs 1987,
Sayı:234, s.17
|
Dişleri olmayan denizyıldızı yiyeceklerini sindirmek için
kendine özgü bir metod kullanır. Avının yerini bulmasında
koku ve dokunmaya bağlı olarak, avın kapladığı alanın büyüklüğü
de etkilidir. Kollarının altında yüzlerce ince, her zaman
hareket eden, emici diskler bulunmaktadır. Deniz yıldızlarında
hareket, bir kayaya veya başka bir cisme ayakları ile yapışması
ve sonra geri çekmesi ile sağlanır ve denizyıldızı bu biçimde
yavaşça sürünür. Günlük yiyecekleri kabuklu deniz hayvanları,
karides, kum ve taş gibi birikintilerdir. İstiridyeyi bulduğunda
denizyıldızı onu içine çeker ve birçok emici ayağını istiridyenin
kabuğuna yapıştırır. İstiridye aşırı güçlü supaplara sahip
olmasına rağmen denizyıldızı sonunda istiridyenin kabuğunun
yavaş yavaş açılmasını sağlar.
The Ocean World of Jacques Cousteau,
Quest for Food, s.47
|
Vatozlar, okyanus dibini temizleyen balıklardandır. Yüzgeçleri
olmayan bu balıkların derilerinin üstü ince bir zımpara, altı
ise ıslak bir kadife gibidir. Vatozların savunma mekanizmaları
kuyruklarının ucunda bulunan dikenlerdir. Rahatsız edildiğinde
vatoz düşmanını sokar. Bu sırada dikenlerindeki zehir serbest
kalır. Son derece etkili olan bu zehir canlılar için öldürücü
olabilir.
Ranger Rick, Aralık 1990
|
|