Suyun içinde rahatça hareket eden istiridyelerin nasıl hareket
ettiğini bulmak isteyen bilim adamları Saint-Jacques istiridyesinin
mekanik sistemini incelemişlerdir. İstiridyeler önce açılırlar
ve içeri bir miktar su alırlar. Sonra bu suyu yumuşak dokulu
bir kesenin içine hapsederler. Ardından, menteşelerinde bulunan
iki delikten (kabuklarının birleşim yerlerindeki iki delik)
suyu dışarı atarlar. Yumuşakça, bu sayede öne doğru fırlar.
Sahip olduğu elastiki bağ, kabuğunu hiçbir güç harcamaksızın
tekrar açmasına imkan verir.
Bilim ve Teknik, Sayı 296, s.13
|
Balıkların suda rahat hareket etmelerini sağlayan pek çok
sistemleri vardır. Balıklar suda batmadan durmak istediklerinde
yüzme keselerini şişirirler. Cankurtaran yeleğine benzetilebilecek
olan bu yapı bütün balıklarda bulunmaz. Örneğin derin deniz
balıkları ve orkinos gibi iri balıklardaki yağlı et, onları
batmaktan korur. Bu yüzden yağ kesesine ihtiyaçları yoktur.
Köpek balıklarınınsa oldukça yağlı bir karaciğerleri vardır.
Bu da suda sabit durmak istediklerinde köpek balıkları için
yeterli bir donanımdır. Bunlardan başka pisi balığı gibi deniz
dibinde yaşayan balıklar suda durmaya gerek duymazlar. Bu
yüzden pisi balıklarında da yüzme kesesi yoktur. Bu örneklerde
de görüldüğü gibi Allah bütün canlıları en uygun sistemlerle
yaratmıştır.
Dr. Maurice Burton, Balıklar, s.22
|
Yılan balığı ve Vatos gibi balıkların bazı türleri, düşmanlarından
korunmak veya avlarını etkisiz hale getirmek için vücutlarında
ürettikleri elektriği kullanırlar. Bu elektrik akımı 500-600
volta kadar çıkabilir.
Temel Britannica, Cilt 6, s.112
|
|
|
Kızıldeniz iki büyük çöl arasında kalan bir denizdir. O bölgedeki
hava kuru ve verimsizdir. Kızıldeniz'e hiçbir nehir ya da
başka bir tatlı su boşalmaz, yani buraya hiçbir yerden oksijen
ya da nitrojen ulaşımı yoktur. Normal şartlarda bu denizin
verimsiz ve çevrildiği karalar gibi bir çöl olması gerekirken,
Kızıldeniz'de tüm çeşitleriyle mercanlar bulunur. Zor şartlara
rağmen burada yaşamayı başaran mercanların bu başarısı, Zooxanthellea
denen bir alg türü ile yaptıkları "ortak bir yaşam"
ile gerçekleşir. Zooxanthellea, fotosentez yapan bir algdir.
Mercan bu alge barınacak bir yer sağlar ve aynı zamanda bu
algden birazını yer. Mercanlar gündüz içlerine kapanırlar,
dışarıda sadece iskeletleri kalır. İşte bu zamanlarda alg,
mercan iskeletinin arasında düşmanlarından korunarak güneş
ışığıyla fotosentez yapar.
Bilim ve Teknik, Sayı, 298, s.33
|
Her yıl Kaliforniya'da Aralık ve Ocak aylarında gri balinalar
Kuzey Buz Denizi'nden Kuzey Amerika'nın güney sahillerinden
geçerek Kaliforniya'ya doğru yüzerler. Doğurmak için ılık
sulara doğru hareket eder. Bu yolculukları sırasında en ilginç
olan ise, hamile olan anne balinanın hiçbir şey yememesi ve
buna ihtiyacının da olmamasıdır. Uzun yaz günleri boyunca,
kuzeyin besin yönünden zengin sularındaki yiyeceklerle kendini
doyurur. Ve böylece uzun süren göç dönemi için gerekli olan
enerjiden daha fazlasını içeren kalın bir yağ tabakasına sahip
olur. Anne balina, Batı Meksika'nın astropikal sularına ulaşır
ulaşmaz doğum yapar. Yavrular, annelerinin sütleriyle beslenir,
yağ takviyesi yaparlar, böylece kendi türlerinin Mart ayında
başlattıkları kuzeye yapılan göç için güç kazanmış olurlar.
The Ocean World of J. Cousteau,
Pharaohs of the Sea, s.35
|
Balina yavruları suyun altında bir seferde 1 dakikadan fazla
kalamazlar. Bu da beslenmelerinde problem yaratır. Yavrular
genellikle sütü, annelerinden emerler. Yavrunun boğulmaması
için bu olay yüzeye yakın bir yerde ve aynı zamanda balinalar
yavaşça yüzerlerken gerçekleşir. Yavrunun suyun içinde boğulmadan
beslenebilmesi için anne balinanın ona yardım etmesi gerekir.
Anne bu yardımı sütü yavrunun ağzına fışkırtarak sağlar.
The Ocean World of J. Cousteau,
Pharaohs of the Sea, s.39
|
|