Kuşların tüyleri sürekli bakım gerektirir. Kuşlar da tüylerini
suda yıkarlar ve toz kullanarak kabartırlar. Çoğu kuşta kuyruğun
bedene bağlandığı yerin yakınında bir yağ bezi bulunur. Kuşlar
gagalarıyla o bölümden yağı alarak sürünürler. Böylece tüyleri
su geçirmez hale gelir. Balıkçıl, papağan ve tukan gibi kuşlarda
bu bez bulunmaz. Bu kuşlar da, tüylerinin bakımını bir kısım
tüylerinde bulunan ince bir tozla yaparlar.
David Attenborough, Yaşadığımız Dünya,
s. 128
|
Kartal inişini yaparken, kuyruğunu havalandırır ve onu vücuduna
göre bir açıyla aşağı çekerek hızını azaltır. Kanatlarının
uçlarını alçaltarak onları fren olarak kullanır. Hızını kaybederken,
kanatların üstünde oluşan hava akımı onun düşme tehlikesinin
artmasına neden olur. Bunu "alulas"larını kaldırarak
önler. Alulaslar uçan kuşların kanatlarının ucunda bulunan
üç-dört tüy öbeğidir. Bunlar kanat yüzeyinde havanın çizgi
halinde akmasına yardımcı olur. Artık kuş neredeyse tüm hızını
kaybetmiştir. Dev pençelerini ileri doğru uzatır, dalı kavrar
ve böylece tamamen durur.
David Attenborough, The Life of Birds,
s.51
|
Kingfisher adı verilen kuş gölün üstüne uzanan bir dalda
otururken, aşağıda suyun içinde bir balık görünce hemen harekete
geçer. Eğer dal suya çok yakınsa, kuş önce yukarıya doğru
havalanarak yükseklik kazanır. Böylece suya dalmak için hız
alabileceği bir mesafe oluşur. Aşağı doğru indikçe kanatlarını
çırparak hızını daha da artırır. Kanatlarını arkaya alıp genişleterek
suya dalar ve balığı yakalar. Suyun içinde de kanatlarını
çırparak yükselmeye çalışır. Su yüzeyine çıkar ve tekrar dalına
geri döner. Orada avının başını sert bir cisme vurarak öldürür
ve bir lokmada yiyerek yutar. Bunların hepsi sadece birkaç
saniyede gerçekleşir.
David Attenborough,
The Life of Birds, s.118
|
Farklı türlerde kuşlar, farklı yuvalar kurarlar. Dokumacı
kuşlar ve uzun kuyruklu baştankaralar aşağı doğru asılı duran
özenle hazırlanmış yuvalara sahiplerdir. Fakat kumru-güvercinlerin
yuvaları birkaç daldan oluşan bir platformdan ibarettir. Bazı
türler ise yuvalarını çiçeklerle dekore ederler, yılan derisi
veya yeşil yapraklar atarak süslerler. Bir kısmı da karanlık
yarıklarda yuvalar kurarlar.
Dr. Z. Veselovsky, Are Animals Different?,
s.106
|
|
|
Göç edecek canlıların vücut ağırlıklarındaki artış çok belirgindir.
Göçe başlamadan önce mutlaka bir yakıt stoğu olarak yağ depolarlar.
Göç için yağ depolanmasının başlıca 4 işlevi vardır. Bunlardan
birincisi yağ, tüm göç süresince bir yakıt görevi görür. İkincisi
göç süresince yağ kullanımı ile metabolik su üretilir. Bu
göç eden canlıların, içilecek suyun az olduğu çöllerdeki ve
diğer kurak bölgelerdeki, hareketleri sırasında su dengesinin
sağlanmasında önemli bir rol oynar. Bu yüzden yağ metabolizması,
göç boyunca hayvanlara içten bir su desteği sağlar. Yağ stoğu
aynı zamanda vücut ağırlığının artmasını ve bu yüzden uçma
mekanizması özellikleri nedeniyle kuşların daha yüksek hızlarda
uçmalarını sağlar. Öyle ki bu yağ stoğu göçmen kuşlar kendi
üreme bölgelerine ulaştıktan sonra bile oldukça fazladır.
Prof. Dr. Peter Berhold, Animal Behaviour,
s.128
|
Sakallı akbaba hayvanların etinden çok kemiklerini tercih
eder. Bu kemiklerde ilik bulunur ve bu besin bakımından oldukça
zengindir. Akbabanın bu kemiği kırıp içindeki iliği alabilmek
için gerekli kırma aleti yoktur. Fakat bu problemi başka türlü
halleder. Bir kemiği alır ve çıplak bir kayanın tepesine havalanır.
Sonra kemiği aşağı bırakır. Bu işlemi kemik ikiye ayrılıncaya
kadar en az 50 kere tekrarlar. Kuş, sonra bu kemik parçasını
alır ve yutar. Hayvanın midesindeki sindirim asitleri öylesine
güçlüdür ki kemiğin bir ucu daha akbabanın ağzındayken, midesine
giden kısım sindirilmiştir bile.
David Attenborough, The Life of Birds,
s.116-117
|
Suyun içine girerek avlanmak kuşlar için aslında oldukça
tehlikelidir. Çünkü kuşlar sıcakkanlıdır ve donma riskleri
vardır. Balinalar, foklar gibi deniz memelileri bu tehlikeyi
taşımazlar, çünkü vücutlarını saran kalın bir yağ tabakası
vardır. Kuşlar uçtukları için böyle bir ağırlığı taşıyamazlar,
fakat onların kendilerine has, etkili bir yöntemleri vardır:
"tüyleri". Uçmalarını sağlayan tüyleri aynı zamanda
havayı tutarak, kuşların karadayken de sıcak kalmalarını sağlar.
Aynı yöntemi suyun altında da kullanırlar.
David Attenborough,
The Life of Birds, s.124
|
Bazı yetişkin kuşlar, yavrularını önceden sindirdikleri besinlerle
beslerler. Örneğin güvercinler kursaklarında yağ ve protein
yönünden çok zengin bir madde olan ve "güvercin sütü"
adı verilen özel bir salgı üretirler. Memelilerin sütünden
farklı olarak bu süt hem anne hem de baba tarafından üretilir.
Birçok kuş buna benzer besinleri yavruları için hazırlarlar.
David Attenborough, The Life of Birds,
s.262
|
|