Hecin develeri çöllerde hiç susuzluk çekmeden çok uzun süre
kalabilirler. Bunun nedeni bilinenin aksine devenin hörgücünde
su depolaması değil, hörgücünde biriktirdiği yağlardır. Bu
yağlar kuraklık zamanında parçalanırlar ve bu sayede hidrojen
açığa çıkar. Hidrojen, hayvanın soluma sonucu aldığı oksijenle
birleşir ve bu sayede devenin yaşayabilmesi için gerekli su
vücut içinde oluşur.
Bilim ve Teknik Dergisi, Sayı:213,
Ağustos 1985, s.35
|
Çitalar dünyanın en hızlı koşan kara hayvanları olarak bilinirler.
Kısa mesafeleri çok büyük bir hızla aşabilirler. Çitalar saniyeler
süren bir zaman içinde hızlarını 72 km.'ye kadar çıkarabilirler.
Bazı çıtalar 600 m.'den daha uzunca bir mesafeyi saatte 113
km. gibi inanılmaz bir hızla aşabilmektedirler.
Hayvanlar Ans., C.B.P.C Publishing, Memeliler,
s.50
|
Avustralya'da yaşayan ve boyları 45 cm. ile 90 cm. arasında
değişen "uçan sincaplar"ın bütün türleri ağaçlarda
yaşar. Aslında yaptıkları tam olarak uçma değildir. Bir ağaçtan
diğerine uzun atlayışlar yaparak hareket ederler. Ağaçlar
arasında bir planör gibi uçarak hareket eden bu canlılarda
kanat yoktur, uçma zarı vardır. Uçan sincapların bir türü
olan "Şeker uçan sincapları"nın uçma zarı, ön bacaklardan
arka bacaklara doğru uzanır; dardır ve püsküle benzer uzun
tüyleri vardır. Bazı türlerindeyse uçma zarı kürklü bir deriden
oluşan bir zar halindedir. Bu zar ön ayağın bileğine kadar
uzanır. Uçan sincap, bir ağacın gövdesinden fırlar ve gerilmiş
derinin planöre benzeyen etkisiyle bir seferde 30 m.'lik bir
uzaklık aşabilir. Arka arkaya 6 kaymayla 530 m.'lik bir mesafe
alabildikleri gözlenmiştir.
Hayvanlar Ans., C.B.P.C Publishing,
Memeliler, s.88-91
|
Birbirinden tamamen farklı olan hayvanlar arasında, savunma
nedenleriyle çeşitli ilişkiler kurulur. Örneğin antiloplar
ve gergedanlar sırtlarına tutunan ve bağırıp çığlık atarak
onları tehlikeye karşı uyaran küçük kuşlarla birlikte yaşarlar.
Kuşların bu ortaklıktan çıkarı ise, bu memelilerin derilerinde
kümelenen böcek larvalarını yemeleridir.
Görsel Okul Ans., Cilt 4, s.349
|
|
|
Kuzey Amerika geyiği ve antilobu genellikle ürkek ve heyecanlı
canlılardır. Fakat yavrularını tehdit eden tilki ve kurtlara
karşı sivri, kesici toynaklarını kullanmakta hiç tereddüt
etmezler. Bufalo ve misk sığırı gibi hayvanların da eğri ama
son derece sağlam boynuzları vardır. Sürüleri kurt saldırısına
uğradığında, hemen buzağılarının etrafını sararlar, başlarını
eğerler ve boynuzlarıyla düşmana darbe indirirler. Dağ keçileri
ise uzun, ince boynuzlarını hançer olarak kullanırlar. Yavrusu
düşman tarafından tehdit edilen bir anne geyik de düşmana
karşı cesurca savaşır. Örneğin bir ayıyı, boynuzlarını saplayarak
öldürebilir. Afrika'da bir öküz başlı dişi antilopsa buzağısını
kovalayan sırtlanları, çakalları veya vahşi köpekleri boynuzuyla
yaralar. Bir gergedanın burnundaki sivri boynuzu, yavrusunu
tehdit eden herhangi bir yırtıcı hayvana karşı kullanılacak
kadar büyük ve tehlikelidir.
Gardner Soul, Strange Things Animals
Do, s.57
|
Uzun kulaklı yarasanın gözleri, uzak mesafede bulunan cisimleri
seçemez. Yarasalar, insan kulağının duymadığı ses dalgaları
yayarlar. Bu ses dalgaları havadaki bir cisme çarpmazlarsa
boşlukta kaybolurlar. Bir cisme çarparlarsa yansıyarak çevreye
dağılırlar. Yarasa yansıyan bu ses dalgalarını alır, değerlendirir
ve avının yerini bulur. Yarasaların görmeden avlarını nasıl
yakaladıklarını inceleyen insanlar aynı ilkeye dayanarak radarı
icat etmişlerdir.
David Attenborough, Life on Earth, s.236
|
Hipopotamların(su aygırlarının) derilerindeki bezlerden salgılanan
pembe bir sıvı, onları güneş yanıklarından korumaya yarar.
Derinin altında, su aygırının vücudunun soğuk suyun altında
bile sıcak kalmasını sağlayacak 5 cm. kalınlığında bir yağ
tabakası bulunmaktadır.
Johny Stidworthy, Mammals,
The Large Plant Eaters, s.24
|
Bazı hayvanlar keskin bir homurtu ile tehlike sinyali verirler.
Bazıları ise, örneğin Afrika antilopları sessiz bir sinyale
sahiptirler. Bu hayvanlar otlarlarken sürekli hırıltı çıkarırlar.
Yırtıcı bir hayvan yaklaştığında antiloplar hırıldanmayı keserler.
Ani sessizlik, sürüyü herhangi bir hırıltı kadar etkili bir
şekilde uyarır, özellikle de gecenin sessizliğinde.
Russel Freedman, How Animals Defend Their
Young? s.29
|
|