Yetişkin bir fil yiyecek olarak günde yaklaşık 330 kg. bitkiye
ihtiyaç duyar. Bu miktar altı küçük balya samana denk gelmektedir.
Filler 24 saatlerinin yaklaşık 16 saatini yemek yemeye harcamak
zorundadırlar. Bağırsaklarında bulunan bakteriler, fillerin
yediklerini sindirmesini sağlamaktadır.
John Stidworthy, Mammals, The Large Plant
Eaters, s.7
|
Su içine yuva yapan kunduzlar öncelikle baraj yaparak, suyun
akışını yavaşlatırlar ve suyun yükselerek yapay bir göl oluşturmasını
sağlarlar. Bu baraj yukarıdan bakıldığında, düz bir çizgi
şeklindedir. Fakat ırmağın hızı arttıkça dış bükey (konveks)
bir biçim alır. Kunduzlar, su bendinin ırmağın aşağısına bakan
yüzünü dik, yukarısına bakan yüzünüyse "450 eğimli"
yaparlar. Yuva yapmak için yığdıkları dalları kil ve ölü yapraklardan
yaptıkları bir harçla birbirine yapıştırırlar. Bu harç su
geçirmediği gibi suyun aşındırıcı gücüne karşı da çok dayanıklıdır.
Wild Encounters Tale of Beaver, Karvonen
Films Ltd.
|
Kunduzlar, insanlar gibi su kanalları, ağaçtan kulübeler,
yeraltı inleri ve özellikle akarsular üzerinde barajlar yaparlar.
Bu barajların uzunluğu bazen 20 m.'yi bulur.
Wild Encounters Tale of Beaver, Karvonen
Films Ltd
|
|
|
Bitkileri sindirmenin en karmaşık yollarından biri de antilop,
geyik, manda, koyun ve inek gibi hayvanlar tarafından uygulanır.
Geviş getiren bu canlılar, otlakta otu ön dişleriyle kesip
ağızlarına alırlar ve çiğnemeden hızla yutarlar. Dört bölümden
oluşan midelerindeki besinler midenin bir bölümü olan ve içinde
bakteriler bulunan işkembeye gider. Orada birkaç saat kalıp
çalkalanarak lapa şekline getirilir. Sonunda hayvan lapayı
tekrar ağzına getirir ve arka dişleriyle iyice ezerek çiğner.
Geviş getirme denilen bu olay, hayvan otlaktan ayrılıp güvenli
bir yerde dinlenirken de olabilir. Böylece lapa ikinci kez
çiğnenip midenin diğer bölümüne gider.
David Attenborough, Yaşadığımız Dünya,
s.172
|
Kunduzlar kendi yaşadıkları bölgelere yabancı kunduzların
girmemesi konusunda son derece dikkatlidirler. Bu yüzden yabancıları
o bölgeden geçmemeleri için uyarmak üzere bazı engeller kurarlar.
Yuvalarında ve avlandıkları yerlerde, yaşadıkları gölden aldıkları
çamurla küçük tepecikler yaparlar. Bu tepeciklere kendilerine
özgü, bezlerinden salgılanan keskin kokulu bir madde olan
casteroumu bırakırlar.
Bilim ve Teknik, Sayı 233, s.26
|
Kunduzlar su altında saatte 12 km. hız yaparlar ve gözlerini
suyun zararlı etkisinden korumak için saydam olan göz kapaklarını
deniz gözlüğü olarak kullanırlar.
Bilim ve Teknik Dergisi, Sayı:207, Şubat
1985, s.32
|
|