| Kuran'da İman Hakikatleri
| |
Güneşi bir aydınlık, ayı bir nur
kılan ve yılların sayısını ve hesabı bilmeniz için ona
duraklar tespit eden O'dur. Allah, bunları ancak hak
ile yaratmıştır. O, bilen bir topluluk için ayetleri
böyle birer birer açıklamaktadır. Gerçekten, gece ile
gündüzün ardarda gelişinde ve Allah'ın göklerde ve yerde
yarattığı şeylerde korkup-sakınan bir topluluk için
elbette ayetler vardır.
(Yunus Suresi, 5-6) |
İslam büyüklerinin "iman hakikatleri" ya
da "hakaik-i imaniye" şeklinde ifade ettikleri konu, insanları
imana yönelten, Allah'ın varlığına ve birliğine delil oluşturan,
O'nun üstün kudret, ilim ve sanatını gözler önüne seren her
türlü yaratılış gerçeğini, bilgiyi ve delili kapsar. "İman
hakikati" kavramı, "imana götüren, imana vesile olan ve aynı
zamanda imanın artmasını, gelişmesini ve pekişmesini sağlayan
gerçekler" şeklinde de özetlenebilir.
İnsanlar Allah'ın Zatı'nı göremezler. Ancak O'nun varlığını,
kudret ve bazı sıfatlarını, yaratmış olduğu varlıklara bakarak
anlarlar. Her resmin kendi ressamını tanıtması gibi, canlı
ve cansız varlıklar da kendilerini yaratmış olan Allah'ı bize
tanıtırlar. İnsanın bunlar üzerinde düşünmesi ve yaratılış
delillerine tanık olması gerekir. Nitekim Allah Kuran'da,
deve, sivrisinek, arı, örümcek gibi çeşitli hayvanları, bitkileri,
ağaçları, dağları, yerleri, gökleri birer iman hakikati, yani
yaratılış mucizesi olarak örnek vermiştir. Bu gibi iman hakikatlerine
dikkat çekilen ayetlerden bazıları şöyledir:
Bakmıyorlar mı o deveye; nasıl
yaratıldı? Göğe, nasıl yükseltildi? Dağlara; nasıl oturtulup-kuruldu?
Yere; nasıl yayılıp-döşendi? (Gaşiye Suresi, 17-20)
Şüphesiz Allah, bir sivrisineği
de, ondan üstün olanı da, örnek vermekten çekinmez. Böylece
iman edenler, kuşkusuz bunun Rableri'nden gelen bir gerçek
olduğunu bilirler; inkâr edenler ise, "Allah, bu örnekle
neyi amaçlamış?" derler. Bununla birçoğunu saptırır, birçoğunu
da hidayete erdirir. Ancak O, fasıklardan başkasını saptırmaz.
(Bakara Suresi, 26)
Rabbin bal arısına vahyetti:
Dağlarda, ağaçlarda ve onların kurdukları çardaklarda kendine
evler edin. Sonra meyvelerin tümünden ye, böylece Rabbinin
sana kolaylaştırdığı yollarda yürü-uçuver. Onların karınlarından
türlü renklerde şerbetler çıkar, onda insanlar için bir
şifa vardır. Şüphesiz düşünen bir topluluk için gerçekten
bunda bir ayet vardır. (Nahl Suresi, 68-69)
Ayetlerde vurgulanan bu iman hakikatleri,
konuları vicdanıyla düşünen her insan için, onu, Allah'ın
varlığını kavramaya ve O'na yakınlaşmaya götüren çok önemli
vesilelerdir.
Tabii ki iman hakikatleri sadece bu ayetlerdeki
örneklerle sınırlı değildir. Çevremizde gördüğümüz -veya göremediğimiz-
birçok varlık, vicdanıyla ve aklıyla bakan her insan için
bir iman hakikati olma özelliği taşır. Örneğin bahçede yürüyen
karınca, masada duran çiçek, sokaktaki veya evimizdeki kedi,
köpek ya da kuş, vücudumuz, göklerdeki ve yerdeki düzen, yağmurun
yağması, çevremizi sarıp bizi uzaydan gelen zararlı ışınlardan
ve maddelerden koruyan atmosfer ile bunlar gibi daha niceleri
Allah'ı tanımak isteyen her insan için birer iman hakikatidir.
Dev bir yıldızın hayatı, büyük bir iman delili olabileceği
gibi vücudumuzun herhangi bir organı da imana yönelten bir
hakikat olabilir.
Hayatı boyunca etrafında gördüğü veya duyduğu
herşeyde Allah'ın ayetlerini fark edip bunlar üzerinde düşünmek
mümin için büyük bir sorumluluktur. Vicdan sahibi her insan
bunun bilincindedir. Ve Allah'ın yarattığı milyonlarca canlının,
kusursuzca yayıp döşediği yeryüzü ve uçsuz bucaksız göklerin
arasında yaşarken, bunları düşünmez, gaflet içinde hayatını
sürdürürse bu davranışının hesabını veremeyeceğini bilir.
ANA MENÜYE DÖN
İLERİ
|