|
İman Hakikatlerinin Önemine Kuran'da Dikkat
Çekilir
| |
Biz ayetlerimizi hem afakta (ufuklarda),
hem kendi nefislerinde onlara göstereceğiz; öyle ki,
şüphesiz onun hak olduğu kendilerine açıkça belli olsun.
Herşeyin üzerinde Rabbinin şahid olması yetmez mi? (Fussilet
Suresi, 53) |
Kuran'da, insanı Allah'ın yarattığı, varoluş
gayesinin O'na ibadet ve kulluk etmek olduğu, ölümden sonra
kendisini sonsuza kadar sürecek bir ahiret hayatının beklediği
açıkça bildirilir. Ayrıca insan, bu gerçeklere şahitlik eden
"deliller" üzerinde de derin düşünmeye çağrılır. Kuran'da
Allah'ın varlığının, birliğinin ve sıfatlarının kesin delilleri
olan olaylar ve varlıklar ise, "ayet" olarak tanımlanırlar.
Allah'ın ayetleri Kuran'da yazılı olduğu gibi dış dünyada
ve insanın kendi nefsinde de vardır. Kuran'da bu gerçek, "Yeryüzünde
kesin bir bilgiyle inanacak olanlar için ayetler (deliller)
vardır. Ve kendi nefislerinizde de. Yine de görmüyor musunuz?"
(Zariyat Suresi, 20-21) ifadesiyle vurgulanmaktadır.
Aynı gerçek başka ayetlerde de şöyle ifade edilmektedir:
Şüphesiz, mü'minler için göklerde
ve yerde ayetler vardır. (Casiye Suresi, 3)
Göklerin ve yerin yaratılması
ile onlarda her canlıdan türetip-yayması O'nun ayetlerindendir...
(Şura Suresi, 29)
Anlaşıldığı gibi, Allah'ın varlığını ve sonsuz
kudretini gözler önüne seren deliller sadece Kuran'da değil,
yaşadığımız her ortamda bulunmaktadır. İster cama konan bir
kuş, ister bahçede gördüğümüz bir çiçek, isterse de gökyüzündeki
bir yıldız olsun, yaşadığımız sürece karşımıza çıkan herşey
Rabbimiz tarafından manen "okumamız" için bize gönderilen
bir mesaj özelliği taşımaktadır. Bu açıdan baktığımızda tek
bir çiçek dahi bir mektuptur. Onu okuyabilene, Yaratıcımızın
mesajını getirmiştir.
Öte yandan, bazı iman hakikatleri de insanlara
Kuran'ın hak Kitap olduğunu ispatlayıcı niteliktedir. Çünkü;
evrenin yoktan varoluşu ve genişlemesi, göklerle yerin birbirinden
ayrılması, gök cisimlerinin yörüngeleri, Dünya'nın yuvarlak
olması, gökyüzünün korunmuş bir tavan görevi görmesi, atmosferin
katmanları, yağmurun oluşumu, aşılayıcı rüzgarlar, denizlerin
birbirine karışmaması gibi, Kuran'da mucizevi biçimde 1400
yıl önce tarif edilen birçok iman hakikati, ancak son yüzyılın
bilimi sayesinde birer birer anlaşılmıştır. Bu gibi konularda,
Kuran'ın vahyedildiği dönemde hiçbir insan tarafından bilinmeyen
bilgilerin Kuran ayetlerinde açıklanmış olması, Kuran'ın Allah
sözü olduğunu insanlığa bir kez daha açıkça gösteren önemli
bir gerçektir.
GERİ ANA
MENÜYE DÖN İLERİ
|