| O Allah ki, yaratandır,
kusursuzca var edendir, 'şekil ve suret' verendir...
(Haşr Suresi, 24) |
|
| |
 |
| |
|
| |
|
| |
|
| |
 |
| |
Sizin için gökten su indiren O'dur… (Nahl Suresi,
10)
|
|
| |
|
| |
|
|
| İman
Hakikatleri.Com
Harun Yahya |
|
| |
| Doğadaki Simetri
Aynada yüzünüze bir bakın, kusursuz bir simetrinin
olduğunu göreceksiniz. Elinize bir dergi alın ve sayfalarını
çevirin. Çevirdiğiniz sayfalarda karşınıza çıkan insanlar,
dışarıya baktığınızda gördünüz kuşlar, çiçekler, kelebekler
de aynı simetriye sahiptir.
Simetri evrendeki uyumu sağlayan konulardan biridir.
Bütün canlılar simetrik bir yapıya sahiptirler.
Deniz canlılarına bakın, aynı simetriyi görürsünüz.
Balıklar, yengeçler, karidesler, deniz kabukluları…
Elinize yandaki resimlere benzer bir çift deniz kabuğu
alın ve simetrik olacak şekilde bu kabukları karşı karşıya
koyun. Çizgilerin dizilişlerinde, büyükten küçüğe doğru
sıralanışlarında yine kusursuz bir düzen ve simetri
ile karşılaşacaksınız. Doğadaki hangi canlı incelenirse
incelensin her seferinde olağanüstü bir düzenlilik,
kusursuz bir simetri ve benzersiz bir renk çeşitliliği
görülecektir.
Evrendeki herşeyin kendi kendine gelişen tesadüfler
neticesinde ortaya çıktığını iddia eden evrim teorisi
savunucuları, doğada sergilenen bu renk çeşitliliği,
simetri ve düzen karşısında bir açıklama getirememektedir.
Böylesine kusursuz bir düzenin kendiliğinden, kör tesadüfler,
bilinçsiz olaylar ile açıklanamayacağı açıktır. Evrimcilerin
öne sürdükleri hiçbir iddia ile, doğadaki canlıların
renklerinin, desenlerinin, simetrinin oluşumunu açıklamaları
mümkün değildir. Bu akıl sahibi her insanın hemen göreceği
çok açık bir gerçektir. Öyle ki, teorinin kurucusu olmasına
rağmen Charles Darwin de bu gerçeği itiraf etmek zorunda
kalmıştır:
"Parlak renklilik, erkek balıkların kuluçkaya
yatması, parlak dişi kelebekler, bu güzelliğin doğal
seleksiyonun kontrolü altında gerçekleştiğini düşünemiyorum."
Elbette ki çevremizde gördüğümüz sayısız güzelliğin,
rengarenk kelebeklerin, güllerin, menekşelerin, çileklerin,
kirazların, gözalıca renkleriyle papağanların, tavuskuşlarının,
leoparların, kısacası tüm ihtişamı ile yeryüzünün tesadüflerle
oluştuğunu akıl ve mantık sahibi hiçbir insan iddia
edemez. Canlılar bu özelliklere sahip olarak Allah tarafından
yaratılmışlardır. Allah'ın ilmi her yeri kuşatmıştır.
O'ndan başka ilah yoktur.
Allah... O'ndan başka ilah yoktur. Diridir, kaimdir.
O'nu uyuklama ve uyku tutmaz. Göklerde ve yerde ne varsa
hepsi O'nundur. İzni olmaksızın O'nun katında şefaatte
bulunacak kimdir? O, önlerindekini ve arkalarındakini
bilir. (Onlar ise) Dilediği kadarının dışında, O'nun
ilminden hiçbir şeyi kavrayıp-kuşatamazlar. O'nun kürsüsü,
bütün gökleri ve yeri kaplayıp-kuşatmıştır. Onların
korunması O'na güç gelmez. O, pek yücedir, pek büyüktür.
(Bakara Suresi, 255)
|
|
| |
| Kar Tanelerindeki Tasarım
Kar
tanelerini çıplak gözle inceleyen kişi çok çeşitli biçimlere sahip olduklarını
görecektir. Bir metre küp karda 350 milyon tane kar taneciği bulunduğu tahmin
edilmektedir. Bunların hepsi altıgen ve kristalimsi bir yapıdadır, ancak her biri
farklı şekillere sahiptir. Bu şekillerin nasıl ortaya çıktığı, nasıl olup da her
birinin farklı şekillerinin olduğu, simetrinin nasıl sağlandığı gibi soruların
cevapları bilim adamları tarafından yıllardır araştırılmaktadır. Elde edilen her
bilgi ise kar tanelerindeki ihtişamlı sanatı ortaya çıkarmaktadır. Kar tanelerinin
altıgen yapılarındaki çeşitlilik ve kusursuzluk Allah'ın Bedi (örneksiz yaratan)
sıfatının bir tecellisidir. Allah yarattığı her şeyi en güzel yapandır. Kar tanelerinin
oluşumları incelendiğinde Allah'ın sonsuz sanatının farklı bir yönü gözler önüne
serilmektedir.
İnce ve küçük tabakalar, çok dallı yıldızlar ya da
küçük iğne başlarına benzer şekillerdeki kar taneciklerinin
oluşumu tamamen hayret uyandırıcıdır. Bir kar tanesi
iki yüzden fazla buz kristalinden oluşan bir kristaller
kümesidir. Kar kristalleri gerçekte mükemmel bir düzen
içinde şekillenmiş su moleküllerinden oluşur. Mimari
şaheser olarak nitelendirilebilecek kar kristalleri
su buharının bulutlardan geçerken soğumasıyla şekillenir.
Bu olay şöyle gerçekleşir:
Su buharının içinde düzensiz bir biçimde her yana dağılmış
olan su molekülleri bulutlardan geçerken sıcaklığın
düşmesi ile birlikte hareketliliklerini kaybederler.
Daha az hareket eden su molekülleri bir süre sonra gruplaşmaya
başlar ve sonuçta katı bir biçim alırlar. Ancak gruplaşmalarında
kesinlikle bir düzensizlik yoktur, tam tersine her zaman
birbirine benzeyen mikroskobik altıgenler olarak birleşirler.
Her kar tanesi önceleri tek altıgen su molekülünden
oluşur, daha sonra diğer altıgen su molekülleri de gelip
bu ilk parçanın üstüne eklenir. Konunun uzmanlarına
göre bir kristalin şeklini belirleyen temel özellik
bu altıgen su moleküllerinin tıpkı bir zincirin halkaları
gibi birbirlerine kenetlenmesidir. Ayrıca sıcaklığa
ve nem oranına göre aslında aynı olması gereken kristal
parçacıkları çok farklı şekiller almaktadırlar.
Neden
tüm kar tanelerinde altıgen simetri vardır ve neden
her biri diğerlerinden farklıdır? Kenarları neden düz
değil de köşeli bir yapıdadır. Benzer soruların cevaplarını
bilim adamları hala çözmeye çalışmaktadırlar. Ancak
apaçık ortada olan bir gerçek vardır; Allah yaratmada
hiçbir ortağı olmayan, sonsuz güç sahibi olan ve her
şeyi örneksiz olarak yaratandır.
|
|
| |
KELEBEKLERİN ÇARPICI ÖZELLİKLERİ
Yandaki resimde yer alan kelebeklerin kanatlarını ilk
kez görüyormuşçasına inceleyin. Böyle kusursuz bir estetik,
en ufak hataya rastlanmayan simetri, gözalıcı renkler
ve desenler karşısında muhakkak hayranlık duyarsınız.
Şimdi bir de kumaş düşünün. Bu kelebek desenlerinden
ilham alınarak dokunmuş, son derece estetik ve kaliteli
bir kumaş. Böyle bir kumaşı bir mağaza vitrininde gördüğünüzde
ne düşünürsünüz? Muhtemelen bu kumaşın desenlerini çizen,
çizerken de kelebek kanatlarını örnek alan bir sanatçının
varlığı aklınıza gelir. Ve onun sanatını takdir edersiniz.
Bu durumda şu gerçeği de takdir etmelisiniz: Hayranlık
duyduğunuz bu sanat, kelebekleri örnek alarak kumaş
deseni çizene değil, kelebek kanatlarındaki desenleri
ve renkleri örneksiz olarak yaratmış olan Allah'a aittir.
Kelebeklerin renkli ve farklı desenlere sahip kanatları
Allah'ın renk sanatının ihtişamlı birer tecellisidir.
Nasıl ki bir kumaş deseni kendiliğinden, tesadüfen ortaya
çıkamazsa, kanatlardaki renk ve desen simetrisi de kesinlikle
tesadüflerle oluşamayacak bir mükemmelliktedir.
Ayrıca yanda resimlerini gördüğünüz kelebeklerin tek
çarpıcı özellikleri sahip oldukları muhteşem kanatlar
değildir. Kelebeklerdeki vücut tasarımı da her yönden
kusursuzdur. Kelebekler çiçeklerdeki nektarı emerek
beslenirler. Kimi zaman derinlerde olan nektarı alabilmeleri
için kelebeklerin pek çoğunda Proboscis ismi verilen
uzun bir organ vardır. Proboscis, çiçeklerdeki nektar
gibi sıvı besinleri emmek ya da su içmek için kulanılan
uzun bir dildir. Kelebekler bu uzun dillerini kullanmadıkları
zamanlarda içeriye doğru sararlar. Bu dil yuvarlanarak
sarılmadığı zamanlarda kelebeğin boyunun 3 katı kadar
uzayabilir.
Kelebeklerin de diğer böceklerde olduğu gibi vücutlarının
dışını çevreleyen bir iskeletleri vardır. Bu dış iskelet
yumuşak dokuya bağlı olan sert tabakalardan oluşur ve
zırhlı bir elbiseye benzer. Bu sert tabaka "kitin"
maddesinden oluşmaktadır. Bu tabakanın oluşumu son derece
ilginç bir süreç sonucunda gerçekleşir. Bilindiği gibi,
kelebek tırtılları oldukça detaylı bir metamorfoz süreci
geçirir. Tırtıl öncelikle bir pupa olur, daha sonra
pupa bir kelebeğe dönüşür. Bu değişim süreci boyunca
kanatlarda, duyargalarda, bacaklarda ve diğer organlarda
küçük değişiklikler meydana gelir. Uçuş kasları, kanatlar
gibi farklı merkezlerdeki hücreler de değişimin her
aşamasında kendilerini tekrar düzenler. Bundan başka
bu değişimlerle birlikte vücuttaki hemen hemen her sistem
de -sindirim sistemi, boşaltım sistemi ve solunum sistemi
gibi- değişim geçirir.
Kelebeklerin sahip oldukları bu tasarım çeşitliliği,
tıpkı kanatları gibi üstün güç sahibi Allah'a aittir.
Allah her canlıya ihtiyacı olan özellikleri verendir.
|
|
| |
KUŞ TÜYLERİNDEKİ DETAYLI TASARIM
Pek
çok insan yerde gördüğü ya da havada uçarken yakaladığı
bir kuş tüyünü incelemiştir. Tüydeki simetrik yapıyı,
alt kısımlardaki tüylerin daha ince bir yapılarının
olduğunu, tüylerin birbirine geçmiş gibi bir görünümlerinin
olduğunu görmüş ve belki de şaşırmıştır. Bu kişi eğer
bir kuş tüyünü mikroskop altında incelemiş olsaydı,
karşılaşacağı olağanüstü tasarım karşısında şaşkınlığı
daha da artardı.
Tüylerin ortasında hepimizin bildiği uzun ve sert bir
boru vardır. Bu borunun her iki tarafından yüzlerce
tüy çıkar. Boyları ve yumuşaklıkları farklı olan bu
tüyler kuşa, havayı uçuşa en elverişli şekilde kullanma
özelliğini kazandırır. Ancak biraz daha detaya indiğimizde
daha da ilginç yapılarla karşılaşırız. Tüylerin her
birinin üzerinde, "tüycük" denilen ve gözle
görülemeyecek kadar küçük olan tüyler bulunur. Bu tüycüklerin
üzerinde ise "çengel" adı verilen minik kancalar
vardır. Bu kancalar sayesinde her tüycük birbirine sanki
bir fermuar gibi tutunur.
Turna kuşunun tüylerinden tek bir tanesinin üzerinde,
tüy borusunun her iki yanında uzanan 650 tane incecik
tüy vardır. Bunların her birinde ise 600 adet karşılıklı
tüycük bulunur. Bu tüycüklerin her biri ise, 390 tane
çengelle birbirlerine bağlanır. Çengeller bir fermuarın
iki tarafı gibi birbirine kenetlenmiştir. Çengellerle
kenetlenen bu tüycükler o kadar bitişiktir ki, duman
üflendiği takdirde bile aralarından geçemez. Çengeller
herhangi bir şekilde birbirinden ayrılırsa, kuşun bir
silkinmesi veya daha ağır hallerde gagasıyla tüylerini
düzeltmesi, tüylerin eski haline dönmesi için yeterlidir.
Kuş tüyünün bu yapısı uçuş için son derece önemlidir;
kanatların havayı geçirmemesi sayesinde kuş uçabilir.
Kuş
tüylerindeki bu detaylı tasarımın yanısıra zengin renk
çeşitliliği de son derece dikkat çekicidir. Bu çeşitlilik
tüylerin içerisinde yer alan ve tüy ilk oluşmaya başladığı
sırada depolanan pigmentlerin varlığına veya ışık hareketlerine
bağlı olarak meydana gelir. Keratin maddesinden meydana
gelen tüyler, çevre koşulları nedeniyle kısa sürede
yıprandıkları için belirli zaman aralıklarıyla yenilenir.
Ama kuş her seferinde rengarenk tüylerine tekrar kavuşur.
Çünkü kuşların tüyleri gerekli uzunluğa, türün renk
ve desen özelliklerine tam olarak ulaşıncaya kadar gelişmelerini
sürdürür.
Kuş tüylerindeki sayısız renk ve desen çeşitliliği
ile birlikte kanatlardaki detaylı tasarım da Allah'ın
yaratışındaki üstün sanatı ve ilmi bize gösteren delilerdendir.
GERİ
ANA
MENÜYE DÖN İLERİ
|
|
|