| İman Hakikatleri Nedir?
Ey iman edenler, Allah'tan korkup-sakının
ve (sizi) O'na (yaklaştıracak) vesile arayın... Umulur ki
kurtuluşa erersiniz.
(Maide Suresi, 35)
Uzun bir tatilden döndüğünde evinin, çok
düzenli ve mükemmel bir şekilde yeni eşyalarla döşendiğini,
ihtiyaçlarına yönelik her türlü ayrıntının düşünüldüğünü ve
sağlandığını gören bir insan bu manzara karşısında çok şaşıracak
ve etkilenecektir. Sonra da kendisine bu sürprizi hazırlayan
kişinin kim olduğunu merak edecektir. Elbette ki böyle olağanüstü
bir sürpriz karşısında kayıtsız kalması düşünülemez. Örneğin,
"nasıl olmuşsa olmuş, bu beni ilgilendirmez" diyemez. Her
şeyin kendiliğinden ya da tesadüfen oluştuğunu, eşyaların
kendiliğinden eve geldiğini ve düzenli bir şekilde yerleştiklerini
düşünemez. Çünkü tüm bunların hepsi belli bir akıl, bilinç
ve güç gerektirmektedir. Dolayısıyla, her şeyi düşünmüş ve
bilinçli olarak düzenlemiş birinin var olduğu son derece açıktır.
Yukarıda verdiğimiz örnekteki durum aynı
şekilde tüm evren, dünyamız ve canlı cansız tüm varlıklar
için de geçerlidir. Evrende, insan vücudundan gökyüzüne, hayvanlardan
denizlerin derinliklerine kadar tüm varlıklarda ve olaylarda,
son derece kompleks sistemler ve sayısız hassas dengeler vardır.
Düşünen ve aklını kullanabilen herkes bu kompleks sistemlerin
ve hassas dengelerin, üstün bir güç ve akıl sahibi olan Allah'ın
yarattığını görecektir.
Bu bilince sahip olan insan, etrafında gördüğü
her şeyde, kendisine Allah'ı tanıtacak sayısız delille karşılaşır.
Örneğin, çamurlu topraktan çıkan rengarenk, hoş kokulu çiçekler,
lezzetli sebze ve meyveler, bu güzelliklerin algılanmasını
sağlayan duyu organları, içinde birçok kompleks sistemin mükemmel
ve uyumlu bir biçimde çalıştığı insan vücudu, Dünyamızı aydınlatan,
ısıtan ve bunun için bize en uygun mesafede ve büyüklükte
yaratılmış olan Güneş, kupkuru toprağı canlandıran yağmur
ve evrenin tümünü kapsayan bunlar gibi daha sayısız deliller...
Bunların tümü, kişiyi imana götüren ve imanının
artmasına vesile olan gerçekler, yaratılış mucizeleri yani
iman hakikatleridir. Bu deliller üzerinde derin tefekkür eden
her vicdanlı insan Allah'ın varlığını ve büyüklüğünü açıkça
görerek iman edecektir. İman edenler ise iman hakikatleri
sayesinde Allah'ı daha yakından tanıyacak, O'na duydukları
iman, sevgi ve korku daha da artacaktır.
Ancak insanların çoğu çocukluklarından itibaren
aldıkları yoğun maddeci telkinler nedeniyle etraflarındaki
bu iman hakikatlerini fark edemezler ya da bunları fark etmekte
zorlanırlar. Her şeyin tesadüflere, rastlantılara, doğal şartlara,
şansa bağlı olduğu şeklindeki bu maddeci telkinler, insanların
tüm evreni kaplayan apaçık yaratılış mucizelerini görmelerini
engeller. Adeta gözlerinin önüne görünmez bir perde çeker.
Çoğu insan iman hakikatlerine "Allah ne güzel yaratmış" diye
bakmaz da, "ne güzelmiş" diye bakar, yani gaflet gözüyle değerlendirir.
Bu sitenin amacı da insanların gözlerinin
önündeki gaflet perdesinin kalkmasına yardımcı olmaktır. Bunun
için tüm evreni kaplayan iman hakikatlerinin yoğun biçimde
araştırılıp insanlara aktarılmasının önemi ele alınacaktır.
|