| Vücudumuzdaki Makineler
| |
O Allah ki, yaratandır,
(en güzel bir biçimde) kusursuzca var edendir, 'şekil
ve suret' verendir. En güzel isimler O'nundur. Göklerde
ve yerde olanların tümü O'nu tesbih etmektedir. O, Aziz,
Hakimdir.
(Haşr Suresi, 24) |
Allah, Kuran'ın pek çok ayetinde insanın
yaratılışına dikkat çekmiş ve insanları bu yaratılış üzerinde
düşünmeye davet etmiştir:
"Ey insan, 'üstün kerem sahibi'
olan Rabbine karşı seni aldatıp-yanıltan nedir? Ki O, seni
yarattı, 'sana bir düzen içinde biçim verdi' ve seni bir itidal
üzere kıldı. Dilediği bir surette seni tertib etti."
(İnfitar Suresi, 6-8)
İnsan, Allah tarafından belli bir düzen içinde
biçim verilmiş, doğadaki en mükemmel, en karmaşık ve en olağanüstü
sistemlere sahip canlılardan biridir.
İnsan vücudu, ortalama 60-70 kiloluk bir
et ve kemik yığınıdır. Bilindiği gibi et doğadaki en dayanıksız
malzemelerden biridir. Açıkta kaldığında bir kaç saatte bozulur,
bir-iki gün içinde kurtlanır ve dayanılmaz bir koku yaymaya
başlar. Bu çürük malzeme, insanın vücudunun büyük bölümünü
oluşturur. Ama onu besleyen kan dolaşımı ve dışarıdaki bakterilerden
koruyan deri sayesinde, 70-80 yıl boyunca, bozulmadan, çürümeden
saklanır.
Vücudun yetenekleri ise hayranlık vericidir.
Örneğin beş duyu, ayrı ayrı birer mucizedir. İnsan dış dünyayı
bu duyular sayesinde tanır, bu duyulardaki bütünlük sayesinde
rahatça yaşamını sürdürebilir. Görme, koklama, dokunma, işitme,
tad alma duyuları incelendiğinde karşılaşılan detaylar, ortaya
çıkan kusursuz tasarımlar bir Yaratıcı'nın varlığını kanıtlayan
deliller olarak karşımıza çıkar.
İnsan vücudundaki mucizevi yapılar sadece
beş duyu ile sınırlı değildir.Hayatı bize kolaylaştıran bütün
organların tümü ayrı birer mucizedir. Hepsi tam ihtiyacı karşılayacak
fonksiyonlara sahiptir. Elsiz olarak yaratılmış olsak, ne
kadar zor yaşardık bir düşünelim. Bacaklarımız olmasa, vücudumuz
deriyle değil de dikenlerle, pullarla veya kabukla kaplı olsaydı
neler olurdu?
Bu sayılanların yanısıra, insan vücudunun
içindeki solunum, beslenme, üreme, savunma gibi karmaşık sistemlerin
varlığı ve insan vücudunun estetiği de ayrı ayrı mucizelerdir.
Görüldüğü gibi insan vücudu içinde çok sayıda
hassas denge vardır. Birbirine tamamen bağlı çalışan sistemlerin,
vücuttaki diğer sistemlerle olan kusursuz bağlantısı sayesinde
insan hayati fonksiyonlarını hiçbir aksama olmadan gerçekleştirebilmektedir.
Üstelik bunları, özel bir çaba göstermeden,
hiçbir zorlukla da karşılaşmadan yapmaktadır. Hatta tüm bunlar
olup biterken çoğu zaman kişinin bunlardan haberi bile olmaz.
Midesindeki sindirimin ne zaman başlayıp ne zaman bittiğinden,
kalbinin ritminden, kanın vücuttaki gerekli yerlere tam da
en gereken maddeleri taşımasından, görmesinden, duymasına
kadar çoğu şeyden insanın haberi dahi olmaz.
İnsan vücudunda kusursuz bir sistem kurulmuştur
ve mükemmel bir şekilde işlemektedir. Bu gökten yere her işi
evirip düzene koyan Allah'ın yaratmasıdır. Allah evrendeki
herşeyi, her detayı tüm canlıları gereken özelliklere sahip
olarak yaratmıştır. İnsan vücudu da detaylı incelendiğinde
fark edilen tasarım Allah'ın yaratma sanatındaki örneksizliğin
ve eksiksizliğin bir delili olarak karşımıza çıkar.
Allah evrendeki kusursuzluğa Mülk Suresi'nde
şöyle dikkat çeker:
...Rahman (olan Allah)ın yaratmasında
hiç bir 'çelişki ve uygunsuzluk' (tefavüt) göremezsin. İşte
gözü(nü) çevirip-gezdir; herhangi bir çatlaklık (bozukluk
ve çarpıklık) görüyor musun? Sonra gözünü iki kere daha çevirip-gezdir;
o göz (uyumsuzluk bulmaktan) umudunu kesmiş bir halde bitkin
olarak sana dönecektir. (Mülk Suresi, 3-4)
|