 |
 |
| İnsanın Yaratılışı
| |
Ki O, yarattığı her şeyi en güzel
yapan ve insanı yaratmaya bir çamurdan başlayandır.
Sonra onun soyunu bir özden (sülale'den), basbayağı
bir sudan yapmıştır. Sonra onu 'düzeltip bir biçime
soktu' ve ona ruhundan üfledi. Sizin için de kulak,
gözler ve gönüller var etti. Ne az şükrediyorsunuz?
(Secde Suresi, 7-9)
|
İnsan bedeni, yeryüzündeki en karmaşık makinadır.
Hayatımız boyunca bu bedenle görür, işitir, nefes alır, yürür,
koşar ve zevk alırız. Bedenimiz kemikleri, kasları, damarları,
iç organları ile mükemmel bir düzen ve tasarıma sahiptir.
Bu tasarımın detayına inildiğinde ise daha da şaşırtıcı gerçeklerle
karşılaşılır. Birbirinden farklı gibi görünen vücut parçalarının
tamamı aynı malzemelerden oluşmaktadır. Hücrelerden….
Vücudumuzdaki herşey milimetrenin binde biri
büyüklüğündeki hücrelerden oluşur. Bu hücrelerin kimi biraraya
gelerek kemikleri, kimi sinirleri, kimi karaciğeri, kimi midemizin
iç yapısını, kimi derimizi, kimi ise gözümüzün kornea tabakasını
oluşturur. Hücreler vücudun hangi parçasını oluşturuyorlarsa
bu bölgede ihtiyaç duyulan boyuta ve şekle sahip olurlar.
Bugün
sizin bedeninizi oluşturan yaklaşık 100 trilyon hücrenin tamamı,
tek bir hücreden çoğalarak meydana gelmişlerdir. Şu an sahip
olduğunuz hücrelerle aynı bilgiye sahip olan bu tek hücre
de, annenizin yumurta hücresi ile babanızın sperm hücresinin
birleşimiyle ortaya çıkmıştır.
Allah, Kuran'da insanlara, kimi zaman göklerdeki
ve yerdeki, kimi zaman da canlılardaki yaratılış mucizelerini,
Kendi varlığının delilleri olarak örnek gösterir. Bu delillerin
en önemlilerinden biri de, sözünü ettiğimiz konu, bir diğer
ifadeyle insanın kendi yaratılışındaki mucizelerdir.
Birçok ayette insanın, ibret almak için,
bizzat kendi yaratılışına dönüp bakması öğütlenir. İnsanın
nasıl var olduğu, var olurken hangi aşamalardan geçtiği detaylı
olarak tarif edilir. Vakıa Suresi'ndeki ayetlerde, insanın
yaratılışı şöyle anlatılmaktadır:
Sizleri Biz yarattık, yine
de tasdik etmeyecek misiniz? Şimdi (rahimlere) dökmekte
olduğunuz meniyi gördünüz mü? Onu sizler mi yaratıyorsunuz,
yoksa yaratıcı Biz miyiz? (Vakıa Suresi, 57-59)
İnsan bedenini oluşturan 60-70 kiloluk et
ve kemik kütlesinin özü başlangıçta bir damla suda toplanmıştır.
Akıl sahibi, duyan, gören, işiten ve vücut yapısı olarak oldukça
karmaşık bir yapıda olan insanın bir damla sudan meydana gelmesi
şüphesiz ki olağanüstü bir gelişimin sonucudur. Bu gelişim
ise, elbette başıboş bir sürecin, rastgele oluşan tesadüflerin
değil, ancak bilinçli bir Yaratılışın sonucunda gerçekleşmektedir.
Andolsun, Biz insanı,
süzme bir çamurdan yarattık. Sonra onu bir su damlası olarak
savunması sağlam bir karar yerine yerleştirdik. Sonra o
su damlasını bir alak (hücre topluluğu) bir çiğnem et parçası
olarak yarattık; daha sonra o çiğnem et parçasını kemik
olarak yarattık; böylece kemiklere de et giydirdik; sonra
bir başka yaratışla onu inşa ettik. Yaratıcıların en güzeli
olan Allah, ne yücedir. (Müminun Suresi, 12-14)
|
|
Yanda vücuttaki hücre çeşitlerinden
birkaçı görülmektedir. Başta birbirinin aynı olan
hücrelerin çoğalmasıyla vücuttaki yaklaşık 200 tür
hücre oluşur. DNA'larında yazılı olan bilgi aynı olmasına
rağmen, her hücre türü sadece kendisine ait olan bilgileri
kullanır. Hiçbir karışıklık çıkmaz. Kemik hücreleri
asla göz ya da başka bir organı oluşturmaya kalkmaz
ya da sinir hücreleri, alyuvarlarla karışmazlar. Hepsi
nerede nasıl davranacağını çok iyi bilir. Bu kusursuz
düzeni sağlayan ve vücut hücrelerine neler yapacaklarını
ilham eden herşeyin hakimi olan yüce Allah'tır. |
|
 |
|
| |
|
TEK DAMLADAN YARATILIŞ
Anne rahmindeki büyüme süreci 9 ay boyunca
kusursuzca devam eder. İlk başta tek bir su damlası olarak
buraya girmiş olan cenin, giderek tam bir insana dönüşür.
Eğer
bu dönüşüm içinde en ufak bir uyumsuzluk olsa, cenin kaçınılmaz
şekilde can verebilir. Örneğin eğer beyin, kafatası kemiklerinden
daha hızlı büyüse, ceninin beyni sıkışacak ve zarar görecektir.
Aynı durum kemik-doku uyumu, gözler, akciğerler, kalp gibi
diğer pek çok organ ve bunları çevreleyen kemikler için de
geçerlidir. Organların uyumlu gelişimi de çok önemlidir. Eğer
dolaşım sistemi oluşurken böbrekler geç kalsa, kan temizlenemeyecek
ve vücut zehirlenecektir.
Ancak bunların hiçbiri gerçekleşmez ve dünyaya
gözlerini açacak olan genç insan, bir aşamadan bir başka aşamaya
kusursuzca geçirilerek yaratılır.
Önce sadece tek bir damla su iken onu yaratıp
düzgün bir insan kılan tek kudret ise, Alemlerin Rabbi olan
Yüce Allah'tır.
Allah, insanı nasıl yarattığını
Kuran'da şöyle anlatmaktadır:
İnsan, 'kendi başına ve sorumsuz'
bırakılacağını mı sanıyor?
Kendisi, akıtılan meniden
bir damla su değil miydi?
Sonra bir alak (embriyo) oldu,
derken (Allah, onu) yarattı ve bir 'düzen içinde biçim verdi.'
Böylece ondan, erkek ve dişi
olmak üzere çift kıldı.
(Öyleyse Allah,) Ölüleri diriltmeye
güç yetiren değil midir? (Kıyamet Suresi, 36-40)
Kuşkusuz bu gerçek karşısında insana düşen,
kendisini bir damla sudan yaratarak, gören, işiten, düşünen
bir insan kılan Rabbine daima şükredici olmaktır. Nitekim
Kuran'da insana bu gerçek şöyle hatırlatılır:
Sizi inşa eden, size kulak,
gözler ve gönüller veren O'dur. Ne az şükrediyorsunuz? (Mülk
Suresi, 23)
|
|
Döl yataklarında size
dilediği gibi suret veren O'dur. O'ndan başka ilah yoktur;
üstün ve güçlü olandır, hüküm ve hikmet sahibidir.
(Al-i İmran Suresi, 6)
|
|
|
|
| |
|
KEMİKLERİN KASLA SARILMASI
Çok yakın bir zamana kadar kemiklerle kasların
birlikte ortaya çıkarak geliştikleri sanılıyordu. Ancak yapılan
son araştırmalar çok farklı ve insanların hiç farkında olmadıkları
bir gerçeği ortaya koydu. Embriyodaki kıkırdak doku önce kemikleşmekte,
daha sonra kas hücreleri kemiklerin etrafındaki dokulardan
seçilerek biraraya gelerek sarmaktaydı.
Oysa bilimin daha yeni keşfettiği bu gerçek,
Allah tarafından Kuran'da 1400 sene önce insanlara bildirilmişti.
Sonra o su damlasını bir alak (hücre topluluğu)
olarak yarattık; ardından o alak'ı bir çiğnem et parçası
olarak yarattık; daha sonra o çiğnem et parçasını kemik
olarak yarattık; böylece kemiklere de et giydirdik; sonra
bir başka yaratışla onu inşa ettik. Yaratıcıların en güzeli
olan Allah, ne yücedir. (Müminun Suresi, 14)
Ayette
1400 yıl önce haber verilmiş olan bu bilimsel gerçek, "Developing
Human" (Gelişen İnsan) adlı bilimsel bir yayında şöyle
tarif edilmektedir: 6. haftada kıkırdaklaşmanın devamı olarak
ilk kemikleşme köprücük kemiğinde ortaya çıkar. 7. hafta sonunda
uzun kemiklerde de kemikleşme başlamıştır. Kemikler oluşmaya
devam ederken kas hücreleri kemiği çevreleyen dokudan seçilerek
kas kitlesini meydana getirirler. Kas dokusu bu şekilde kemiğin
etrafında ön ve arka kas gruplarına ayrışır.
Kısacası insanın Kuran'da tarif edilen oluşum
aşamaları, modern embriyolojinin bulgularıyla tam bir uyum
içindedir. Alemlerin Rabbi olan Allah bu gerçeği yüzyıllar
öncesinden insanlara bildirmiştir.
O'dur ki, sizi topraktan,
sonra bir damla sudan, sonra bir alak'tan (embriyo) yarattı;
sonra sizi bir bebek olarak çıkarmakta, sonra güçlü (erginlik)
çağınıza erişmeniz, sonra da yaşlanmanız için size (belli
bir ömür vermektedir). Sizden kiminin daha önce hayatına
son verilmektedir; adı konulmuş bir ecele erişmeniz ve belki
aklınızı kullanmanız için (Allah sizi böyle yaşatır). Dirilten
ve öldüren O'dur. Bir işin olmasına hükmetti mi, ona yalnızca:
"Ol" der, o da hemen oluverir. (Mümin Suresi,
67-68)
GERİ
ANA
MENÜYE DÖN İLERİ
|
|
|